İçeriğe geç

Kariyer portföyü nedir ?

Bir Defterin İçinde Başlayan Soru: Kariyer Portföyü Nedir?

Kayseri’de rüzgâr sert eser. Özellikle akşam saatlerinde, sokak lambalarının altından geçerken insanın içi biraz daha fazla konuşur. Ben de o akşamlardan birinde, küçük odamda masanın başına oturmuş defterimi karıştırıyordum. 25 yaşındayım ve garip bir şekilde hayatımın en çok soru sorduğum dönemindeyim.

Defterin bir sayfasına büyük harflerle şunu yazmışım:

“Kariyer portföyü nedir?”

Altını çizmişim ama cevap yazmamışım. Çünkü o gün gerçekten bilmiyordum. Hatta daha doğrusu, bilmediğimi yeni fark ediyordum.

O an içimde tuhaf bir his vardı. Ne tam umut, ne tam kaygı… İkisinin arasında sıkışmış bir şey. Sanki hayat bana bir kapı göstermiş ama kapıyı açmak için doğru anahtarı bulamamışım gibi.

İlk Sahne: İşsizlik Başvurusundan Döndüğüm Gün

O gün sabah erken kalkmıştım. Üzerimde ütüsüz bir gömlek, cebimde birkaç çıktı CV. Kayseri’nin gri sabahlarından biri… Gökyüzü bile kararsız gibiydi.

Bir firmaya iş başvurusu yapmıştım. İçeri girerken kendime güveniyordum ama çıkarken içimde küçük bir kırılma vardı. Mülakat kısa sürmüştü. Sorular standarttı:

“Neden sizi seçelim?”

“Hangi programları biliyorsunuz?”

“Beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?”

Sorulara cevap verdim. Ama içimde bir şey eksik kaldı. Sanki anlattığım şey benim hayatım değilmiş gibi.

Dışarı çıktığımda soğuk yüzüme vurdu. O an kendime kızdım:

“Ben neden sadece bir CV’den ibaret hissediyorum?”

Eve döndüğümde defterimi açtım. Yazmaya başladım. İşte o zaman ilk kez “kariyer portföyü nedir?” sorusu gerçekten zihnime yerleşti.

İçimdeki Boşluk

O akşam şunu yazmışım:

“Bir insan sadece diploma ve iş deneyiminden mi oluşur? Eğer öyleyse ben neden bu kadar eksik hissediyorum?”

İçimde net bir hayal kırıklığı vardı. Çünkü başvurduğum her yerde aynı şey isteniyordu: net bir çizgi, düzgün bir kariyer geçmişi, tek bir yön.

Ama ben öyle değildim. Ben parçalıydım. Bir dönem grafik tasarıma merak sarmıştım, bir dönem kitap yazmayı denemiştim, sonra teknik bir işe yönelmiştim. Hepsi bende vardı ama hiçbirini “tam” yapmamıştım.

O yüzden kendimi eksik sanıyordum.

İkinci Sahne: Eski Bir Arkadaşla Kahve

Bir hafta sonra eski bir arkadaşım aradı. Üniversiteden beri görmediğim biriydi. Bir kafede buluştuk. O daha netti. İşe girmiş, yükselmiş, yolunu çizmişti.

O anlattı, ben dinledim.

Sonra bana baktı ve sordu:

“Sen ne yapıyorsun şimdi?”

O an durdum. Çünkü bu soruya verecek net bir cevabım yoktu.

“Bir şeyler deniyorum,” dedim sadece.

Gülümsedi ama o gülümsemenin içinde hafif bir şaşkınlık vardı.

Sonra o cümleyi söyledi:

“Sen biraz dağınık gibisin.”

O cümle içime oturdu.

Dağınık Olmak mı, Çeşitli Olmak mı?

Eve dönerken sürekli bunu düşündüm. Dağınık mıydım gerçekten? Yoksa sadece tek bir kalıba sığmayan biri miydim?

Defterimi açtım. Bu kez daha sert yazdım:

“Ben dağınık değilim. Sadece tek bir şeye indirgenemiyorum.”

Ama yine de içimde bir huzursuzluk vardı. Çünkü modern dünya netlik istiyordu. Netlik yoksa güven yoktu.

İşte o gece ikinci kez yazdım:

“Kariyer portföyü nedir?”

Ama bu kez altına bir soru daha ekledim:

“Benim böyle bir şeyim var mı?”

Üçüncü Sahne: Bir Kitapçıda Tesadüf

Bir gün şehir merkezindeki küçük kitapçıya girdim. Kayseri’de sevdiğim nadir yerlerden biridir. Sessiz, raflar dolu, zaman yavaş akar.

Bir kitap dikkatimi çekti: kariyer ve kişisel gelişimle ilgiliydi. İçinde “kariyer portföyü” kavramından bahsediyordu.

O an içimde bir kıpırtı oldu. Sanki uzun süredir aradığım ama adını bilmediğim bir şey bulmuşum gibi.

Kitabı orada karıştırmaya başladım.

Kariyer portföyü, sadece iş geçmişi değilmiş. İnsanların sahip olduğu tüm deneyimlerin, becerilerin, projelerin, hatta başarısızlıkların bile bir bütün olarak görülmesiymiş.

Bir an durdum.

Başarısızlıklar da mı?

İşte orada içimde bir şey değişti.

İlk Defa Hafifleyen Bir His

O ana kadar başarısızlıklarımı saklamaya çalışıyordum. CV’de yer vermediğim, anlatmadığım, unutmak istediğim şeylerdi.

Ama kitap başka bir şey söylüyordu:

“Her deneyim bir parçadır.”

O an garip bir rahatlama hissettim. Sanki omuzlarımdan bir yük kalktı.

Kendi kendime fısıldadım:

“Belki de eksik değilimdir. Belki de sadece parçalarım vardır.”

O gün kitapçıdan çıkarken içimde ilk kez küçük bir umut vardı.

Dördüncü Sahne: Gece Yazıları

O gece uyuyamadım. Defterimi açtım. Saat geç olmuştu, Kayseri sessizdi.

Şöyle yazdım:

“Kariyer portföyü nedir? Belki de tek bir iş değil, tek bir hikâye hiç değil. Belki de insanın yaptığı her şeyin toplamıdır.”

Sonra durdum.

Kendime dürüstçe sordum:

“Benim toplamım ne?”

Bir süre düşündüm. Sonra yazmaya başladım:

Denediğim tasarımlar

Yarım bıraktığım projeler

Yazdığım ama kimseye göstermediğim metinler

Başarısız olduğum başvurular

Öğrendiğim küçük teknik beceriler

İnsanlarla kurduğum ilişkiler

Hepsini yazdıkça içimde bir şey açılıyordu.

Sanki kendimi ilk kez “bütün” görüyordum.

Hayal Kırıklığından Kabul Edilmeye

Ama yine de bir kırılma vardı içimde. Çünkü toplumun benden beklediği şey netlikti. Tek bir meslek, tek bir çizgi.

O yüzden içimde bir çatışma başladı:

Bir yanım diyordu ki:

“Net olmalısın, yoksa geride kalırsın.”

Diğer yanım ise:

“Gerçekten yaşadığın şeyleri inkâr etme.”

Bu iki ses arasında uzun süre kaldım.

O gece defterin kenarına şunu yazdım:

“Belki de kariyer portföyü, kendini inkâr etmeden ilerleyebilmektir.”

Ve o cümle beni biraz sakinleştirdi.

Beşinci Sahne: Küçük Bir Umut

Bir hafta sonra tekrar aynı kitapçıya gittim. Bu kez daha sakinim. İçimde garip bir kabulleniş var.

Kitapçı sahibi yaşlı bir adamdı. Beni hatırlamış gibi baktı.

“Aradığın kitabı buldun mu?” dedi.

Başımı salladım.

“Evet,” dedim. “Ama aslında kitap değil, bir fikir buldum.”

Gülümsedi.

O an içimde hafif bir sıcaklık hissettim. İlk kez bir şeyleri çözmek zorunda olmadığımı hissettim.

Kendime Yeni Bir Tanım

Eve döndüğümde defterime son bir şey yazdım:

“Kariyer portföyü nedir? Belki de insanın kendine verdiği ikinci bir şanstır. Tek bir çizgiye sıkışmadan, kendi parçalarını bir araya getirebilme cesaretidir.”

Bu cümleyi yazarken gözlerim doldu.

Çünkü ilk defa kendime kızmıyordum.

Son Sahne: Aynada Kendime Bakarken

Okumaya Değer: Kariyer platosu kavramı nedir ?

Gece geç saatlerdi. Aynaya baktım.

Yorgundum. Ama bu kez o yorgunluk ağır gelmiyordu.

İçimde bir şey değişmişti.

Artık kendimi tek bir şey olarak görmüyordum. Bir bütün ama parçalı bir bütün.

Ve en önemlisi, eksik hissetmiyordum.

Kendime sessizce şunu söyledim:

“Sen bir CV değilsin. Sen bir portföysün.”

O an içimde uzun zamandır ilk kez gerçek bir huzur vardı.

“Kariyer portföyü nedir” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Kusinsaat ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu
Sitemap
elexbet yeni adresigüvenilir bahis siteleribetexper güncel