Osmanlı’da Yönetenler Hangi Gruplara Ayrılır? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme Osmanlı İmparatorluğu, çok farklı kültürlerin, dinlerin ve etnik grupların bir arada yaşadığı bir toplumdu. Bu çeşitlilik, yönetim anlayışını ve toplum yapısını derinden etkilemişti. Ancak, toplumun farklı kesimleri nasıl yönetiliyordu ve bu yönetim yapısı toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından ne gibi sorulara yol açıyordu? Sokakta, toplu taşımada veya işyerinde gördüğümüz bazı sahneler, Osmanlı’daki bu ayrımların izlerini günümüzde nasıl taşıdığını gösteriyor. Bu yazıda, Osmanlı’da yönetenlerin hangi gruplara ayrıldığını, toplumsal cinsiyet ve çeşitlilik açısından nasıl bir yapıya sahip olduklarını inceleyeceğiz. Osmanlı’da Yönetenler ve Toplumsal Yapı Osmanlı İmparatorluğu’nda…
Yorum BırakGünlük Çizgiler Yazılar
2024 SBS Ne Zaman? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir İnceleme İnsanın zamanla ilişkisi, hayatın her anında bir şekilde varlık gösterir. Bu ilişki, sadece bireysel deneyimlerimizle sınırlı kalmaz; toplumsal yaşamdan ekonomik düzene, eğitim sisteminden kişisel kararlarımıza kadar her alanda zamanın bir etkisi vardır. Örneğin, sınavlar, eğitimin önemli bir parçasıdır ve bu sınavlar çoğu zaman hayatımıza yön verir. 2024 SBS (Seviye Belirleme Sınavı) ne zaman gerçekleşeceği, tıpkı zaman kavramının kendisi gibi, hem somut hem de soyut bir sorudur. Ancak bu basit görünen soruyu, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifinden incelemek, insanın varoluşsal anlam arayışına ışık tutabilir. Etik Perspektif: “Doğru Olan Zamanı Seçmek”…
Yorum BırakSiyonizmin Simgesi: Pedagojik Bir Bakış Eğitim, insanın dünyayı daha derinlemesine anlaması, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü aracıdır. Bu aracın dönüşüm gücü, sadece bireylerin hayatlarını değil, toplumları da şekillendirir. Bazen bir sembol, bir tarihî olay ya da bir düşünce akımı, dönüştürücü gücünü eğitim yoluyla insanlar arasında aktarır. Öğrenme, sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda dünyaya bakış açımızı, değerlerimizi, toplumsal ilişkilerimizi ve kimliğimizi yeniden şekillendirme sürecidir. Bu yazıda, Siyonizm ve onun simgesinin pedagojik bir bakış açısıyla nasıl anlaşılabileceği üzerine derinlemesine bir tartışma yapacağız. Bu tartışma, sadece tarihî bir analiz değil, öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri ve teknolojinin eğitime etkisi gibi bir…
Yorum BırakKonur Alp ve Ölümün Anlatısı: Kuruluş Osman’da Edebiyatın Gücü Kelimeler sadece birer iletişim aracından daha fazlasıdır. Her kelime, bir anlamı, bir hikâyeyi, bir duyguyu taşır; bir anlatı ise zamanla dönüşür, şekil alır ve insan ruhuna dokunur. Anlatıların gücü, izleyicinin veya okuyucunun iç dünyasına yaptığı yolculuklarda gizlidir. “Kuruluş Osman” gibi tarihi ve dramatik yapımlar, kahramanlık, sadakat ve trajedi gibi evrensel temalar etrafında şekillenen zengin anlatılarla, izleyiciyi duygusal bir bağ kurmaya davet eder. Bu bağlamda, Konur Alp’in ölüm sahnesi, yalnızca bir karakterin sonu değil, aynı zamanda derin edebi çağrışımlar ve anlamlar barındıran bir dönüm noktasıdır. Kuruluş Osman’daki Konur Alp karakterinin ölümü, anlatı…
Yorum BırakOsmanlı Devleti’nin İlk Parlamenter ve Anayasal Düzeni: Psikolojik Bir Mercek Altında İnsan davranışlarının ardındaki bilinçli ve bilinç dışı süreçler, tarihsel olayların şekillenmesinde önemli bir rol oynar. İktidarın değişimi, toplumların evrimi ve bireylerin toplumsal yapılarla etkileşimi, sadece siyasi değil, aynı zamanda psikolojik düzeyde de derin izler bırakır. Osmanlı Devleti’nin parlamenter ve anayasal bir düzene geçişinin ardındaki psikolojik dinamikleri anlamak, hem dönemin toplumsal yapısına hem de bireylerin duygusal ve bilişsel süreçlerine ışık tutmak açısından önemlidir. Osmanlı Devleti’nin ilk kez parlamenter ve anayasal bir düzene geçtiği tarihsel olay, 23 Aralık 1876’da ilan edilen Kanun-i Esasi (Osmanlı Anayasası) ve buna paralel olarak kurulan Meclis-i…
Destekli Sütyen İçinde Ne Var? Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Hayatımızda her gün karşılaştığımız, fakat çoğu zaman derinlemesine düşündüğümüz bir konu olmayan birçok ürün, ekonomik sistemin bir parçası olarak çeşitli dinamiklerle şekillenir. Bu dinamiklerin merkezinde, sınırlı kaynaklar, karar alma süreçleri ve bireylerin tercihleri yer alır. Şimdi, bir sütyenin içinde ne olduğunu sormak, aslında çok daha derin bir soruyu gündeme getiriyor: Ekonomik sistemin temel unsurlarını – arz, talep, fırsat maliyeti ve toplumsal refahı – göz önünde bulundurduğumuzda, bir destekli sütyen, nasıl bir piyasa dinamiği yaratır? Bunu mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden inceleyerek, bir ürünün ekonomiye nasıl etki ettiğine dair daha geniş…
Yorum BırakAyrık Otu ve Toplumsal Düzen: İktidar, Katılım ve Meşruiyet Üzerine Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Sosyal yapının, güç ilişkilerinin ve toplumsal düzenin nasıl şekillendiği üzerine yapılan analizler, her zaman iktidar ve onun meşruiyeti etrafında döner. Bir toplumun politik yapısının karmaşıklığı, ideolojik çerçeveler, kurumsal yapılar ve yurttaşlık anlayışları üzerinden şekillenir. Toplumda en küçük bir değişiklik, tüm bu öğelerin birbirine bağlı şekilde yeniden sorgulanmasına yol açabilir. Ayrık otu (ya da “dandelion”), genellikle sıradan bir bitki olarak görülen bu fenomen, aslında toplumsal düzenin ve iktidarın zayıf halkalarının bir simgesi olarak değerlendirilebilir. Peki, ayrık otunun bu analitik çerçevede anlamı nedir ve nasıl bir toplumsal eleştiriyi…
Yorum Bırak1960 Yılında Gerçekleşen Darbenin Başında Kim Bulunmaktadır? Sosyolojik Bir Bakış Toplumsal Yapıların Çatışması ve Bireysel Etkileşimler 1960 yılı, Türkiye’nin modern tarihinin dönüm noktalarından biriydi. Birçok kişi için bu tarih, sadece siyasal bir olayın başlangıcı değil, aynı zamanda toplumsal normların, değerlerin ve yapılarının değiştiği bir zaman dilimiydi. Toplumlar, sahip oldukları toplumsal yapıları zaman zaman sorgularlar, çünkü bu yapılar, bireylerin günlük yaşamlarını şekillendirir, onlara kimliklerini ve rollerini belirler. 1960 darbesi de bu sorgulamanın ve çatışmanın bir yansımasıydı. Ama bu darbe sadece askeri bir müdahale değildi. Derin toplumsal dinamiklerin, güç ilişkilerinin ve kültürel pratiklerin etkisiyle şekillendi. 1960 Darbesinin Başında Kim Bulunmaktadır? 1960 yılında…
Yorum BırakViran Eyledi Ne Demek? Ekonomi Merceğinden Derin Bir Okuma Bir insan olarak kaynakların kıt olduğunu fark ettiğinizde, hayatın her alanında seçim yapmak zorunda kalırsınız. Bu seçimlerin sonuçları hem bireysel hem toplumsal düzeyde izler bırakır. İşte bu noktada “viran eyledi” ifadesi, ekonomik bir metafora dönüşür: Kaynaklar yanlış kullanıldığında, fırsatlar heba olduğunda, fırsat maliyeti yükseldiğinde bir “viranlık” hissi ortaya çıkar. Bu yazıda, “viran eyledi ne demek?” sorusunu mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden ele alacağız. Piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları, kamu politikalarının rolü ve toplumsal refah ekseninde bu kavramı analiz ederken veri ve grafiklerle düşünsel bir yolculuk yapacağız. Mikroekonomi Perspektifi: Birey ve…
Yorum BırakNazar Değmesin Diye Ne Denir? Pedagojik Bir Bakış Açısıyla Öğrenme ve Toplumsal Dönüşüm Her insan, bir şeyler öğrenirken kendi iç dünyasında farklı yolculuklara çıkar. Bazıları kelimelerle, bazıları görsellerle, bazıları ise deneyimlerle dünyayı keşfeder. Öğrenmenin gücü, yalnızca bilgi edinmekle sınırlı kalmaz; aynı zamanda toplumsal dönüşümleri şekillendirir ve bireylerin dünyaya bakışını değiştirir. Eğitimin dönüştürücü gücüne inanmak, her yeni bilgiye bir umut, her yeni beceriye bir güç yüklemektir. Ancak, toplumsal anlamda öğrenmenin gücünü tartışırken, nazar gibi toplumumuzda var olan batıl inançların ve kültürel pratiklerin de eğitimdeki rolünü göz ardı edemeyiz. Bu yazıda, “nazar değmesin” gibi geleneksel söylemlerin pedagojik açıdan nasıl bir anlam taşıdığını…
Yorum Bırak