Beyti Kebabı Nereye Ait? İki Çeşit Cevap: 1. Lokma, 2. Sorunun Kendisi!
Evet, o meşhur soruyu hepimiz duymuşuzdur: Beyti kebabı nereye ait?. Şimdi bu soruya her seferinde bir cevap arayan, Beyti’nin tarihini araştıran ya da garsona sormaktan çekinen insanlar var. Bir de bu soruyu sorarken “Acaba doğru cevap verebilir miyim?” diye endişelenen tipler var ki, işte onlar bu yazıda benim muhatabım.
Şimdi gelin, bu meseleye İzmir’in havası kadar rahat ama bir o kadar kafa karıştırıcı bir bakış açısıyla yaklaşalım. Ben, 25 yaşında, arkadaş ortamımda genelde espri yapan ama içten içe her şeye fazla kafa yoran biri olarak size bu yazıyı sunuyorum. Sizinle de gülüp eğlenerek ama bir o kadar da derinlemesine düşünerek, Beyti kebabının nereden geldiğini tartışalım.
Beyti Kebabı: Bir İlişkideki İlk Günler Gibi
Beyti kebabını bir ilişkiye benzetiyorum. Tanışıyorsun, o çok hoş gözüküyor, kokusu bile bir başka. Her şey harika, her şey mükemmel. Sonra bir arkadaşın çıkıyor, “Beyti kebabı nereye ait?” diye soruyor ve sen aniden bir bocalama yaşıyorsun. Nereden geldiğini bilemiyorsun! Kendi içinde bir karmaşa başlıyor: “Aman Allah’ım, bu benim yemek yediğim kültür mü? Hangi şehre ait? Nereden başlayacağım?”
İç Ses:
İzmirliyim, tamam. Ama Beyti kebabı kesin Antep işi olmalı. Ama ben hep İzmirlilere ait zannettim, yoksa İstanbul’du mu? Peki ya bana, şu an gerçek bir Beyti kebabı tarif etse biri, ben ne söyleyebilirim?
Beyti kebabının kökeni, İstanbul’un klasik kebapları arasında yer alsa da, bu işin kökleri gerçekten Anadolu’ya dayanıyor. Yani, Antep’ten İzmir’e kadar geniş bir coğrafyada, Beyti kebabı da kendine yer bulmuş. Şimdi buradan iki mantıklı çıkarım yapabiliriz:
1. Beyti kebabı her yere ait, tıpkı seni soran arkadaşına ait olduğu gibi.
2. Beyti kebabı, özünde Antep işi ama biraz da İstanbul’a ya da her nereye götürülürse oraya ait olmuş bir şey.
Bunu Sormak Kimseye Fayda Sağlamaz
Beyti kebabının gerçek sahibi kim? Geriye dönüp baktığımda, sormanın kimseye fayda sağlamadığını düşünüyorum. Yani düşünsenize, bir gün garsona “Beyti kebabı nereye ait?” diye sordum. Bana cevabı verdi: “İstanbul’a.” O an “Peki, şimdi daha ne yapmalıyım?” diye düşündüm. Beyti kebabını yediğimizde, bu tür sorulara takılıp kalmanın hiçbir anlamı yok.
Şöyle bir diyalog geçiyor kafamda:
Ben: “Beyti kebabı nereye ait?”
Garson: “İstanbul’a.”
Ben: “Peki ya Gaziantep?”
Garson: “O da olur, aslında oradan gelmiş. Ama bizim şefin tarifine daha yakın.”
Ben: “Peki ya İzmir?”
Garson: “İzmir her şeyin ait olduğu yerdir, Beyti de ona ait!”
Evet, gerçekten de İzmir her şeye ait, bunu kabul edelim. Ama Beyti’nin kökenini sorgularken, şehri değil, yemeğin kendisini kutlamalıyız.
Beyti Kebabı: Herkesin Benimsemesi
Şimdi burada bir diğer meseleye gelelim. Beyti kebabı o kadar leziz ki, onu yediğinizde aslında hiç fark etmez; İzmirlisi, Ankaralısı, Eskişehirli’si, kısacası her şehirde kendine yer bulur. Tıpkı ben gibi; komik biri, esprili ama bir yandan da fazla düşünen bir insan. Bunu yediğinizde, kaybolursunuz. Zaten bir yemeğin tadı gerçekten kalıcıysa, kökeni de bir noktada kaybolur.
İşte tam burada kendimi anlatacak en doğru yolu buluyorum:
İç Ses:
Tamam, evet, ben Beyti’yi seviyorum. Ama nereden geldiği beni ilgilendirmiyor. Bu kadar basit. Sonuçta güzel yemek, yediğin şehre değil, kimin yanında yediğine göre güzelleşir!
Beyti Kebabı Nereye Ait? Sonuçta Ait Olduğu Yer Burada
Beyti kebabı bir yerin değil, herkesin yemeği olmuş. İzmir’de yediğinizde “İzmir’in Beyti’si” gibi gurur duyuyorsunuz. Gaziantep’te yediğinizde ise “Vallahi, Gaziantep’te yediğim en güzel şey” diyorsunuz. İstanbul’da zaten her şey daha farklı bir aura yaratıyor, orası da bir başka… Peki ya sonuçta, hangi şehirse o şehre ait diyebilir miyiz? Belki de Beyti kebabının en güzel yanı, her şehri birbirine yaklaştırabilmesidir. O yüzden son sözü söylemek gerekirse:
Beyti kebabı, gerçekten ait olduğu yerin şehri değil, tüm Anadolu’nun ortak mirasıdır.
Son Söz: Beyti Kebabı Bir Efsanedir
Sonuçta, Beyti kebabının nereye ait olduğu sorusunu sormak yerine, o güzelim tabağa dalıp bir anın tadını çıkarmak lazım. Beyti kebabını yerken “Nereden geliyor?” diye düşünmek, bence bir tür zaman kaybı. Neyse, düşünün, yazıyı okuduktan sonra bir Beyti kebabı söyleyin. Hangisi gelir, onu da düşünürüz.